1. Bir şarkının bitmemesini istemek fikrini benimsememe sebep olan, sakinleştiren bir ”eser”.

    3 days ago  /  1 note

  2.  Kimi kaynaklara göre 1936, kimi kaynaklara göre 1937’de Atatürk’ün rahatsızlığı başgösterdi. Atatürk siroz değildi. Sıtma, hepatit, kanser vs şu bu, birçok şey söyleniyor, fakat ilk rahatsızlığı kesinlikle siroz değildi. Atatürk sıtma tedavisi gördü ve hastalığı, uygulanan civa tedavisi yüzünden siroza çevrildi. (Referans: Ceyhan Mumcu)

    Atatürk’e yanlış tedavi uygulayan doktor, 1911 Libya cephesinden beri arkadaşı olan Mim Kemal Öke’ydi.

    Mim Kemal Öke kimdi biliyor musunuz? Türkiye Locaları Büyük Üstadı.

    Türkiye’nin en kıdemli masonu yani.

    Daha sonra Celal Bayar’ın ısrarlarıyla Fransız doktor Noel Fissenger Türkiye’ye getirilir. Tedaviyi o yürütmeye başlar.

     Atatürk’ün ölüm raporuna alkole dayalı siroz yazılır. Atatürk’ün ölüm sebebi sirozdu fakat ölüm sebebinin alkole dayalı siroz olduğu ne ispat edilmiştir, ne de zaten mümkündür. Zira alkole dayalı sirozda karaciğer şişmez, fakat Atatürk’ün ciğeri şişmiştir, doktor Noel Fissenger’ın raporları da alkole dayalı siroz olduğu yönünde değildir. (Referans: Prof. Dr. Utkan Kocatürk)

    5 days ago  /  0 notes

  3. Nutuk’tan bir kısım (Kaynak: Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı): “Efendiler, bütün insanlığın görgü, bilgi ve düşüncede yükselip olgunlaşması, Hristiyanlığı, Müslümanlığı, Budizmi bir yana bırakarak basitleştirilmiş ve herkes için anlaşılacak duruma getirilmiş saf ve lekesiz bir dünya dininin kurulması ve insanların, şimdiye kadar kavgalar, çirkeflikler, kaba istek ve iştahlar arasında bir sefalethanede yaşamakta olduklarını kabul ederek, bütün vücutları ve zekâları zehirleyen zararlı tohumları yok etmeye karar vermesi gibi şartların gerçekleşmesini gerektiren «birleşik bir dünya devleti» kurma hayalinin tatlı olduğunu inkâr edecek değiliz.”

    5 days ago  /  0 notes

  4. de gibi gazi dee

    gençliğimi benliğimi yok eden okuluma olan nefretim söz konusu bugün, evet belkide  hayatımın kadınını verdi bana ama, başka neler neler götürdü benden, ah gazi ah yaktın beni.. ben böyle bi adammıydım ..

    (tumblr cı metin sonunda küfür etmek istiyor, ”amk , be orospunun okulu” gibi )

    5 days ago  /  0 notes

  5. Bu adam 22 yaşında ölmese daha ne eserler çıkarırmış acaba, iyi geceler tumblr kominista geldi.

    5 days ago  /  0 notes

  6. bu bir mayıs marşları, enternasyonel marşı falan varya hani , ”liselilik” ( bu nası bir terimse gari ) dönemimin fon müziği gibi , şimdi ise sadece liberasyonel ve anti akp marşları var en arka vızıltılarda, insan onuruymuş mücadele etmek ve ben onursuz olmuşum bu çarkta. ha bu arada yeri gelmesede söyleyeyim, asla gazi de okumayın , bu ayrıcalığı siz tatmayın.

    5 days ago  /  0 notes

  7. 5 days ago  /  0 notes

  8. 1 month ago  /  1 note  /  Source: kenanogan

  9. Bir Zamanlar Anadolu’da filmi araba sahnesi… Neşet Ertaş’ın “Allı turnam ne gezersin havada, devrildi arabam kaldım burada” türküsü eşliğinde yağan yağmur ve çalışan silecekler. Arabada kimse konuşmaz herkese keder çökmüştür. Hayatında hiç köye gitmemiş köy yolunda böyle bir anı yaşamamış olanlar bu sahneyi anlayamaz. O an neler hissedilir neler düşünülür… Bir İç Anadolu klasiği… En gerçek an budur ve çok kez yaşadığım için mutluyum.

    Bir Zamanlar Anadolu’da filmi araba sahnesi… Neşet Ertaş’ın “Allı turnam ne gezersin havada, devrildi arabam kaldım burada” türküsü eşliğinde yağan yağmur ve çalışan silecekler. Arabada kimse konuşmaz herkese keder çökmüştür. Hayatında hiç köye gitmemiş köy yolunda böyle bir anı yaşamamış olanlar bu sahneyi anlayamaz. O an neler hissedilir neler düşünülür… Bir İç Anadolu klasiği… En gerçek an budur ve çok kez yaşadığım için mutluyum.

    1 month ago  /  9 notes  /  Source: solgunsiyah

  10. 1 month ago  /  46 notes  /  Source: ocmaha